implant sayfam

zirkonyum diş

Kron Köprü Tedavisinde Zirkonyum Kullanılır Mı?

Oldukça geleneksel bir yöntem olan köprü uygulaması, diş eksikliklerinde kullanılmaktadır. İmplant yöntemi yaygınlaşmadan önce daha çok uygulama alanı bulan köprü tedavileri günümüzde halen uygulanmakla birlikte, terk edilmeye yüz tutmuştur. Özellikle tek diş tedavilerinde komşu dişlerin traşlanarak ya da ufaltılarak yapılan bu işlemde dişlerin özelliklerine göre, dişlere müdahale etmeden de köprü uygulamasına başlanabilir. Bu konuda hastaların en çok merak ettiği sorulardan birisi olan kron köprü tedavisinde zirkonyum kullanılır mı sorusu, diş hekimler tarafından verilmektedir. Hem sağlıklı dişler hem de estetik bir görünüm için zirkonyum, diş yapımlarında kullanılan en önemli maddelerden bir tanesidir. Metal alt yapılı yapay dişler yerine daha sağlıklı olan ve doğal dişlere en yakın olan zirkonyumlar hastalar tarafından tercih edilmekte ve hekimlerce de önerilmektedir.

 

Zirkonyumlar metal dolgulara göre daha sağlıklı olduğu ve zamanla renk değiştirme gibi bir olumsuzluk taşımadığı için estetik durmasının yanında, orijinal diş gibi görünmesi de tercih edilme sebeplerinden olmuştur. Ancak kron köprü tedavisinde zirkonyum kullanılır mı diye soran hastalara zirkonyumun kullanım alanından bahsederek cevap vermiş oluruz. Zirkonyum porselen kaplamaların uygulanabilmesine öncelikle diş hekimleri karar vermeli. Çünkü ağız içindeki dişlere hangi tedavi yönteminin uygun olacağına ancak alanında uzman bir doktor karar verebilir. Ismarlama tedaviler, hastaya faydadan çok zarar getireceği için, gerek muayenelerde gerek cerrahi operasyonlarda hekimlerin önerileri önemle dikkate alınmalıdır.

dis agrisi nasil gecer

Diş Ağrılarına Acil Çözümler

Yediden yetmişe birçok kişi zaman zaman farklı nedenlerden kaynaklı diş ağrıları yaşayabilmektedir. Ciddi derecede çürümüş dişler, yirmilik diş, sıkı diş telleri, enfekte olmuş diş etleri, dişlerin kırılması gibi birden çok rahatsızlıklar şiddetli diş ağrılarının yaşanmasına neden olur. Bunun yanı sıra çoğunlukla geceleri ansızın başlayan diş ağrıları bize çaresiz hissettirebilir. Bu makalemizde diş ağrılarına acil çözümler konusunda birkaç noktaya değinerek, kısa vadede de olsa diş ağrılarınızı hafifletecek bilgiler vereceğiz. Her evde bulunması mümkün olan tuz ve suyu karıştırarak bir süre gargara yapmanız ağrınızı dindirecek ve sizi rahatlatacaktır. Bir başka yöntem olan elma sirkesinin diş ile teması da etkili olan yöntemlerdendir. Tüm bunların yanında bilinen diğer yöntem de kekik yağıdır. Temini hem kolay hem de oldukça faydalı olan kekik yağını, bir diğer şifa kaynağı olan zeytinyağı ile karıştırıp pamuk yardımı ile diş üzerine hafif hafif bastırmanız iyi gelebilir.

Ağrı kesici almak

Ya bu ağrı için size zaten bazı ağrı kesiciler reçete edilmiş ya da reçetesiz satılan bir yoldan gidiyorsunuz, bir NSAID veya bir narkotik almak, geçici de olsa diş ağrısını susturmaya yardımcı olabilir. Önerilen dozu izleyin ve 24 saatlik bir süre boyunca tahsis edilen miktardan fazlasını almamaya dikkat edin.

Analjezik jel

Bu kesinlikle geçici bir çözüm olsa da, Orajel veya başka bir analjezik jel en azından etkilenen dişinizin etrafındaki diş etlerini uyuşturabilir. Bu ağrıyı bir miktar dindirecek ve en azından diş hekiminize gitmeden önce uyumanıza izin verecektir.

Ilık, tuzlu su

Bu seçenek diş ağrınızı hemen hafifletmeyebilir, ancak ağrınızın başlamasına neden olabilecek bakterilerin ağzınızı çalkalamasına yardımcı olacaktır. Ağzınızı ve etkilenen dişinizi birkaç saniye çalkalayın ve tükürün.

Buz / soğuk kompres

Bu, sıcaklık hassasiyeti nedeniyle acı çeken bölgeye soğuk koymak mantığa aykırı gelebilir. Etkilenen dişin dışına veya soğuk kompres ile yanağınıza buz uygulamak bölgeyi uyuşturur ve en önemlisi ağrıya neden olan şişliği azaltır.

Nane çayı için

Herhangi bir çay içmek ağrıyan dişinizi yatıştırmaya yardımcı olabilir, ancak nane çayı da etkilenen bölgeyi uyuşturmaya yardımcı olabilecek niteliklere sahiptir. Isı hassasiyeti daha fazla ağrıya neden olabileceğinden, ancak tahriş olmuş bölgeyi ve dişi rahatlatmaya yetecek kadar sıcak olması yeterlidir.

Karanfil yağı

Birçoğu karanfil yağının diş ağrılarını doğanın analjeziği olarak iyileştirdiğine yemin eder. Yine de çok fazla yağ, ağzınızın büyük bir kısmını uyuşturabilir. Uzmanlar, bir pamuk topuna birkaç damla damlatmanın, yalnızca etkilenen dişinize damlatmanın sizi rahatsız eden ağrıyı ve şişliği azaltmaya yardımcı olabileceğini söylüyor.

Bu saydıklarımız evde herkesin uygulayabilmesi mümkün olan yöntemlerdir. Bunların yanı sıra diş hekimlerinin önerdiği bir ağrı kesici alarak en kısa zamanda muayene olunmasıdır. Ayrıca, diş hekimine gidilmediği zamanlarda kolonya benzeri alkol içeren ürünlerin dişe temas ettirilmemesi. Alkol gibi maddeler diş etine zarar verdiği ve diş etini deforme ettiği için kesinlikle önerilmemektedir. Diş ağrılarına acil çözümleri bu şekilde sıralayarak daha sağlıklı ve güzel dişler için düzenli olarak dişlerin temiz tutulması gerektiğini de belirtmemizde fayda var.

Diş Çekimi

Diş Çekimi

İnsan anatomisinde, gerek yeme fonksiyonunu gerekse konuşma fonksiyonunu doğrudan etkileyen ağız ve dişlerimiz, hayatımızı idame ettirebilmemiz için en gerekli organlarımızdandır. İlk dişlerimiz çıktığından sonraki döneme kadar sürekli olarak temiz tutmamız ve bakımını yapmamız gereken ağız ve dişlerimiz, zaman zaman farklı nedenlere bağlı olarak bize ağrılar yaşatabilir, zorluklar çıkarabilir. Özellikle apseli olan dişler şiddetli ağrılara sebep olarak, diş hekiminin kapısını çalmamıza neden olmaktadır. Diş hekimleri muayene ve farklı tetkikler neticesinde dişin seyrine karar vermektedirler. Eğer dişin kurtarılabilir ve tedavi edilebilir özellikle olduğuna karar verirlerde hastanın da onayı ile tedaviye başlarlar. Kanal tedavisi, dolgu, implant gibi birçok tedavi yöntemi ile dişler kullanılabilir hale getirilmeye çalışılır. Ancak kimi zaman da tedavi ya da operasyon yerine diş çekimi hasta için daha sağlıklıdır.

Diş Eti İltihaplı Diş Çekilir Mi?

İleri derecede diş eti ilatihabı nedeni ile sallanan dişler, kurtarılamayacak kadar çürümüş ve artık fonksiyonunu kaybetmiş dişler, zamanı geldiğinde düşmesi gerektiği halde düşmeyen süt dişler, kist içindeki dişler çekilmeye mahkum olan dişlerdir. Eğer diş çekimi öncesi doktorun kullanılmasını önerdiği antibiyotik tarzda bir ilaç varsa önce bu ilacın düzenli olarak kullanılması gerekir. Sonrasında diş hekimince bu dişlerin gereğine uygun şekilde çekilmesi, hastanın kendisini daha hissetmesine ve daha sağlıklı ağza ve dişlere kavuşmasına yardımcı olacaktır. Tedavi sonrası ise dişler rutin olarak fırçalanmalı ve ağız antiseptikli sular ile temizlenmelidir.

implant akademi diş teli

Koruyucu Hekimlikte İmplant

Ağız içi fonksiyonların yerine getirilmesi amaçlı koruyucu hekimlikte implant herkesi için hayati derecede önem taşımaktadır. Ağzımız yeme içme fonksiyonunu yerine getirme, konuşma gibi hayatımızı idame ettirebilmemiz için gerekli işlevleri gerçekleştirebilmemiz adına en önemli organlarımızdandır. Gıdaların çiğnenerek ufalanması ve yutma faaliyetlerini yapmak için sağlıklı dişlere ve çiğneme fonksiyonuna ihtiyaç duyarız. Eğer dişlerde ciddi derecede çürükler ve kırıklar olursa bu eylemleri gerçekleştirmek tam bir işkence olabilir. bu nedenle dişler çürümeden ya da dişlerin madde kaybına uğramadan gerekli ağız içi bakımının yapılması gerekir. Farklı nedenlerle diş kaybına uğramışsak hem estetik açıdan hem de doğal dişe yakın olması hasebiyle implant diş tedavisinde en etkili yöntemlerden bir tanesidir. koruyucu hekimlikte implant, diş eksikliğini gidermede bir tedavi şeklidir.

 

Önceden önlem alınmaz ve dişlere yeteri kadar bakılmazsa diş kayıpları da kaçınılmaz olur. Estetik değer taşıyan ve çoğu zaman görsellik amacına hizmet eden koruyucu hekimlikte implant, sadece görsel açıdan değil, kullanım açısından ve sağlık açısından da çok faydalıdır. Diş hekimleri dişleri kaybetmeden önce dişleri yeniden kazanmaya çalışır ve tedavi şeklini de buna göre belirler. Dişler basit bir dolgu ile işlev kazanacaksa, bu dişe cerrahi operasyon uygulanmaz. Ancak dişler büyük oranla deforme olduysa farklı yöntemler belirlenebilir. Köprü protezleri, porselen kaplamalar gibi oldukça farklı çalışma alanı bulan dişlerin eski sağlığına kavuşması için diş hekimlerinin önerdiği tedavi yöntemleri uygulanmalı.

modern implant

Kaç Dişe İmplant Yaptırılabilir?

Diş eksikliği çeken ve bunun için implant tedavisi düşünen herkesin aklına kaç dişe implant yapılabilir sorusu gelmiştir. İmplant aslında ilk olarak tek diş eksikliği ile köprü uygulamasına alternatif olarak ortaya çıkmıştır. Ancak implantın yaygınlaşması, hem uygulamada hem de kullanımda yüksek oranda başarı sağlaması ile birden fazla dişe de yapılabilir hale gelmiştir. Hastaların en çok merak ettiği sorulardan olan kaç dişe implant yaptırılabilir sorusu, dişlerin ve dişlerin ağız içindeki durumuna göre değişiklik gösterir. Ancak ağız içinde hareketli protezler yerine, implant gibi sabit protezler kişinin dişlerini daha sağlıklı ve uzun ömürlü kullanmasına olanak tanır. Bu şekilde ağız içinde eksik olan dişlerin yerine implant uygulanabilir. Arka dişler için çivisi daha kalın olan implantlar, ön kesici dişler için daha ince ve çene kemiğine uygun implantlar kullanılır.

En Fazla Kaç İmplant Yapılır

Teorik olarak aslında her dişin yerine implant yapılabilir yani her çeneye 14 adet implant yaptırılabilir ama normal olan her çeneye 6 veya 8 implant yapıp zirkonyum gibi kaplamalar ile köprü yapmak ömür boyu kullanım için yeterli ve ekonomik olacaktır.

Alt Üst Çene Komple İmplant

Alt üst dişler çekilerek yapılan komple çene implant görseli

Hangi Materyallerden Yapılıyor?

Titanyum maddesinden yapılan bu materyaller, insan fizyolojisine zarar vermeyen ve çene kemiği ile uyumu sağlanabilen özellikle olduğu için tedavi yöntemi, hastaların dişlerini uzun vadede kullanmasına yardımcı olur. Hem kemik gelişimini tamamlamış gençlerde hem de yaşlı bireylerde sorunsuz bir şekilde uygulanan implant yöntemi, diş hekimlerinin de en çok önerdiği yöntemdir. Kaç dişe implant yaptırılabilir konusu da böylece açıklığa kavuşarak, eksik dişlerinin yerine implant diş yaptırmak isteyen hastaların içini rahatlatmaktadır. Ağzın iç kısmında kalan kısmına ise doğal dişlerin renk tonuna uygun bir protez seçilerek dişin yapay olduğunun anlaşılmaması, tedavide başarının bir diğer yönüdür.

zirkonyum diş

Zirkonyum Kaplama Dayanıklı Mı?

Diş hekimlerine giden birçok hasta, hem ağrılarım geçsin, hem düzgün bir dişe sahip olmak istiyorum hem de yaptırdığım diş sağlam olsun ömürlük kullanayım diyerek dert yanmaktadır. Tüm bunlar için yaptırılacak olan tedavinin maksimum fayda sağlayarak hastayı tatmin etmesi gerekir. Kimi zaman diş çürükleri, kimi zaman diş kayıpları tedavinin seyrini belirlemektedir. Hasta her ne kadar estetik bir dişe sahip olmak istese de tedavinin asıl yöntemini diş hekimi belirleyecektir. Geçmiş yıllardan beri yapılan ve oldukça sağlam olan metal alt yapılı uygulamalar yerini, son zamanlarda renkleşme olmasına imkan tanımayan zirkonyum kaplamaya bıraktı. Bu nedenle hastaların en çok sorduğu sorulardan olan zirkonyum kaplama dayanıklı mı sorusu, diş hekimlerine yöneltilmiş ve diş hekimleri de cevap vermiştir.  Metal alt yapılı dolgular kadar olmasa da zirkonyum kaplamaların orta vadede hastanın ağız içi fonksiyonlarını yerine getirdiğini biliyoruz. Ayrıca emax gibi uygulamalardansa zirkonyumun daha dayanıklı ve uzun süre kullanıldığı hekimlerce de ifade edilmektedir.

Zirkonyum diş

Doğada bulunan ve diş tedavilerinde kullanılan zirkonyum maddesi diş eti ile oldukça uyumlu ve kolay kullanılabilir bir yöntemdir. Zirkonyum kaplama dayanıklı mı sorusunun cevabı aslında biraz da hastanın kişisel bakımı ile de alakalıdır. Çünkü hasta ne kadar dişlerini düzenli fırçalar ve ağız içi bakımını aksatmazsa dişlerini o denli sağlıklı biçimde kullanır.

diş beyazlatma

Diş Beyazlatma

Diş Beyazlatma yüz güzelliğini öne çıkaran çene, diş ve ağız yapısı genellikle sağlıklı ağız bakımı ve düzenli olarak dişlerin fırçalanması ile mümkün olmaktadır. Yemeklerden sonra dişleri tekniğine uygun olarak, gerekli süreler içerisinde diş eti yapısına uygun sertlikte bir diş fırçası ile fırçalamak hem dişlerin sağlığını hem de görsel anlamda daha temiz ve güzel görünmesini etkilemektedir. Sigara tüketimi, dişlerin yemeklerden sonra fırçalanmaması gibi farklı nedenlere bağlı olarak dişler zamanla renk değişir ve çoğu zaman sararma eğilimi seyreder. Son derece kötü bir görüntü oluşmasına neden olan sararmış ya da kararmış dişler, kişiyi ve karşısındaki insanları rahatsız edebilir. Bu nedenle diş hekimleri kontrolünde yapılan diş beyazlatma işlemi, ofislerde yaklaşık bir saat gibi kısa bir sürede yapılmakta ve hazırlanmış solüsyonlar ya da jellerle evde yapılabilmektedir.

Doğal Yollar İle Diş Beyazlatmanın Basit Yolları

  • Kabartma tozu ile fırçalayın.
  • Hidrojen peroksit kullanın. ( Lütfen çözelti oranı için eczanenize başvurunuz.)
  • Dişlerinizi bir rutin içerisinde fırçalayın ve diş fırçalamayı uzun süre ihmal etmeyin.

Diş beyazlatma öncesinde diş hekiminin muayene etmesi ve tedavi edilmesi gerekli dişlerin olması, diş beyazlatma işleminin sonraya bırakılmasına neden olur. Ağız sağlığı ve yapılacak olan işlemin görsellik kazanması için öncelikle dişlerin fonksiyonlarının sağlanması ve korunması gerekmektedir. Sonrasında ise diş beyazlatılabilir. Hamile olan bayanlar için ya da emziren anneler için bu işlem daha dikkatli yapılmalı ya da hiç yapılmamalıdır. Çocuk denecek yaşta kullanılan antibiyotikler, beslenme alışkanlıklarına bağlı olarak rengi değişen dişlerin beyazlatılması dişlerin daha sağlıklı görünmesine yardımcı olacaktır.

implant

İmplantın Sakıncası Var Mıdır?

Ağız içerisinde oluşan herhangi bir diş eksikliği tedavisinde uygulanan en sağlıklı yöntemlerden birisi olan implant, diş tedavisinde yeni bir dönem başlatmıştır. Hem görsel anlamda doğal durması ile hem de sağlam bir kullanım imkanı ile hastaların ilk tercihlerinden birisi haline gelmiştir. Tek diş eksikliğinde önceleri geleneksel bir yöntem olan köprü kronu uygulanmakta idi. Ancak diş hekimliği tedavilerinin gelişmesi ve modern çağa uyum sağlaması ile implant, son derece mantıklı ve sağlıklı bir yöntem olarak çağa damgasını vurmuştur. Ancak kimi hastalar, diş tedavilerine mesafeli yaklaşarak implantın sakıncası var mıdır sorusunu sürekli olarak gündeme getirmektedir. Değerli okuyucular, öncelikle şunu ifade etmeliyim. Güvenilir ve patenti olan implant markalarının, deneyimli ve tecrübeli hekimlerce yapılması halinde ve hastada titanyum maddesine karşı bir alerji olmaması durumunda implantın kesinlikle bir sakıncası yoktur.

İmplant Kimlere Tavsiye Edilmez?

İmplantın sakıncası var mıdır diye merak eden hastalar şunu bilmeliler ki, şeker hastaları ve kemik rahatsızlığı olan hastalar için bu tedavi yöntemi çoğunlukla tavsiye edilmemektedir. Kemik gelişimi tamamlanmamış çocuklarda ve hamile bayanlarda uygulamalarından kaçınılmaktadır. Bunların dışında herhangi bir rahatsızlığı olmayan yetişkin bir birey implant yöntemini endişe duymadan yaptırabilir. Hatta birçok diş hekimi diş eksikliklerinde implant tedavisini önermekte ve uygulamaktadır. Dişlerin düzenli bakımı ve temizliği ile yapılan yapay dişler de uzun vadede kullanılabilmektedir.

Diş Dolgusu Neden Düşer?

Dişlerin çürümesi, kırılması gibi dişlerin fonksiyonunu etkileyen durumlarda diş hekimleri çoğunlukla hastalara dolgu tedavisi yapılmasını önerirler. Eğer kırılan diş ya da diş üzerinde oluşmuş çürüklerin temizlenmesi, dolguya müsaade edecek şekilde ise ilk başvurulan yöntem genellikle diş dolgusudur. Birçok insanda bulunan diş dolguları kimi zaman düşerek ve kimi zaman da kırılarak dişin yeme içe performansını düşürür. Birçok kişinin yaşadığı ve hastaların merak ettiği diş dolgusu neden düşer sorusu, aslında çok basit. Öncelikli olarak tekniğine uygun ve usta ellerce yapılmış bir diş dolgusu kesinlikle düşmez. Ancak dolgunun titizlikle yapılmaması, dolgunun diş etine taşması, hastanın dolguda hemen sonra sert gıdalarla beslenmesi gibi hatalar dolgunun kısa ömürlü olmasına neden olmaktadır.

 

Diş dolgularının daha uzun ömürlü kullanılabilmesi için öncelikli görev diş hekimine düşmektedir. Eğer diş hekimi kaliteli malzeme kullanır ve dolguyu profesyonelce dişin üzerine yaparsa ve hasta da ilk uygulama sonrası yediklerine dikkat ederse dolgu düşmez. Ancak nadir durumlarda, dolgu yerine tam olarak oturduktan sonra, hasta herhangi sert bir cismi dolgu üzerine denk getirirse dolgunun düşmesine neden olabilir. diş dolgusu neden düşer diye merak ederek tedavi olmak isteyen hastalar diş hekimlerine muayene olarak sorunun asıl kaynağını öğrenebilirler. Düzgün bir şekilde yaptırılmış olan dolguların her gün fırçalanması ve temiz tutulması, dolgunun daha uzun süreli kullanılmasına yardımcı olur.

diş dolgusu

Diş Dolgusu Nasıl Yapılır?

Dişlerin kırılma, çürüme ya da deforme olmuş dişlerde çoğunlukla uygulanan tedavi yöntemi diş dolgusudur. Diş dolgusu, dişi kaybetmeden, dişe yeniden fonksiyon kazandırmak için yapılan bir işlemdir. Dişlerde çürük varsa çürük temizlenir, eğer dişlerde kırık varsa gerekli ölçüler alındıktan sonra tercih edilen maddelerle diş eski haline getirilmeye çalışılır. Diş dolgusu tedavisinde kullanılan farklı nitelikteki maddeler, hastanın tercihine sunulabilmektedir. Bunlar, gümüş dolgu denilen amalgam dolgular, adaptik dolgular, porselen içeriği olan inley ve onley dolgular. Farklı alternatifler içeren dolgu işleminde artık geleneksel yöntemler çok geride kaldı. Önceden sadece dişi kurtarmaya yönelik çalışmalar mevcutken, günümüzde estetik amaçlı tedaviler ön plana çıkmıştır. Diş dolgusu nasıl yapılır diye merak edenler için bu makalemiz sorularınıza kısaca cevap niteliğindedir.

diş dolgusu

Dişlerdeki çürüklerin ya da dişte kaybolan parçanın büyüklüğüne göre dolgunun şekli ve seyri de değişiklik göstermektedir. Kimi zaman diş hekimler kanal tedavisini de uygun görerek üzerini restore edecek şekilde yöntem izleyebilir. Diş dolgusunda asıl amaç dişin kurtarmaya çalışmaktır. Önceleri birkaç renk seçeneği ile yapılan bu dolgular günümüzde hastaya birçok alternatif sunacak kadar çeşitlenmiştir. Bu da estetik anlamda dişlerin daha doğal ve etkili durmasına yardımcı olmaktadır. Diş dolgusu nasıl yapılır, dolgu yaparken nelere dikkat edilir, bütün bunlar diş tedavisinde en çok sorulan sorular olmakla birlikte tedavinin esasları ve seyri diş hekimlerince yapılmakta ve belirlenmektedir.